Değişik bir millet... Çok renkli bir kültür yelpazeleri var. İncele incele bitmez!
Bütün canlıların ruhları olduğuna inanan hindular öldükten sonra tekrar dünyaya geliceklerine ancak bunun bir hayvan vücudunda olacağına inanırlar. Bu yüzden bitkisel besinlerle beslenirler. Hayvanlara sonsuz saygı gösterirler. Hatta o dereceymiş ki meyva kurtlarını bile içinden çıkarıp azad ederlermiş! (PES!)
İneklerin oradaki kutsallığını bilmeyeniniz yoktur heralde! Sokaklarda keyfince dolaşan ineklere kimsenin gıkı çıkmaz. Her yere tapınaklara bile girip pislerler ama yinede önünde saygıyla eğilip selamlarmış bu hindular!
"İneğin önemiyse, beş ürünü, yani süt, peynir, tereyağı, dışkı ve idrarını insanlığın yararına sunmasıydı. Dışkı tezek gibi yakacak olarak, idrar ise tedavi amaçlı kullanılıyordu. Bu mükemmel hayvanı kesip bir kerede etini yemektense ürünlerinden daha uzun sürede ve pek çok insan tarafından faydalanılabilirdi. İneği temsil eden bir Tanrı da olmadığından ineğin bizzat kendisine saygı gösteriliyordu. İneği kesmek Tanrıyı öldürmekle eşitti. (alıntı)"
Herneyse ben aslında sadece kıyafetlerinden bahsetmek istiyordum ama Hint kültürü diyince öyle değişik bir milletki biraz ondan biraz bundan yazı uzadı gitti. Umarım okurken sıkılmazsınız. İsterseniz bir kaç ziyarete bölün
Kıyafetlerden başlayalım;
Hint kadınlarına benzemek istiyorsanız en başta giyim kuşam için önce bu işin tekniğini bilmeniz gerekiyor.
Giyinmenin de tekniğimi olurmuş demeyin.
Elbiselerin giyilişi baya zahmetli.
Bir kere beş metrelik kumaşlardan oluşan "sari"ler varki bağlanması başlıbaşına sorun! Resmen sarmalanıyorsunuz. Ama dediğim gibi tekniğini öğrenirseniz o kadarda zor gelmiyor!
Önce bir ucundan tutup sarinin orta kısmından tutup belinizde iki ucunu bağlıyorsunuz, artan kısmıda zevkinize göre ister omuzunuzdan aşağıya sarkıtın ister boynunuza dolayın.
Ben mi nereden biliyorum?
Televizyondan öğrendim!
Evet bizzat TV de izleyerek bağlamasını öğrendim efendim.
Geçen sene Salı pazarından almış olduğum altın işlemeli fuşya rengi bir "sari "m vardı... Baktım TV de bağlanılışı gösteriliyor koştum çekmeceden kaptım geldim (Çok lazım olucak ya) :)) Belli mi olur belki bir gün yolumuz düşer Hindistana bağlarız bizde! Rezil olmayalım elgün yanında di mi:)
Bu arada Salı pazarında envai çeşit hint malzemeleri bulabileceğiniz gibi İstanbul'da Hint eşyaları satan yerlerde bolca mevcut. Bunlardan birisi LİİLA...
Sahibi İnci Evrensel.
İnci hanım basından öğrendiğim kadarıyla Yoga öğrenmek için gittiği Hindistan dan dönüşününde getirdiği hediyelik eşyaların çok ilgi görmesi üzerine Ortaköy de açtığı bir standda bir süre satış yapmış hepsini yok satmış... Neticede bu işi yapmaya karar vermiş.
Hindistanda bile herşeyi böyle bi arada bulamazsınız diyorlar...
"Hindistan'daki her ürünün bir özelliği varmış. Mesela üzerinde küçük aynalar olan kıyafetler vardır bilirsiniz... Bu kıyafetlerdeki aynaların kötü bakanların bakışlarını geri yansıttığına inanılıyormuş.
Hintli kadınların alınlarına yapıştırdıkları "bindi" adı verilen noktaların ise negatif düşüncelerden koruma özelliği olduğuna inanılıyor.
Bekarların siyah, evli kadınların kırmızı renkte taktığı bindiler, artık aksesuvar olarak kullanıldığı için farklı renk ve figürlerde yapılıyor.
Hintli rahiplerin boyunlarında taşıdığı "rudrokşa" adı verilen ve tene değdiği zaman pozitif enerjiyi artırdığına inanılan tohumlar da çok satılıyor. Abanoz ağacından filler, deriden yapılmış atlar, sedefli süs eşyalarının yer aldığı bu ilgi çekici mekanda, Hint kültürünü yakından tanıma fırsatı veren kitaplar da var. İngilizce olan bu kitaplarda yoga, meditasyon, astroloji bilgileri ve vejetaryenler için yemek tarifleri anlatılıyor. Beyoğlu'ndaki şubesinin üst katında Hint vejetaryen mutfağı da bulunan Liila'dan alışveriş eden ünlüler arasında Perran Kutman, astrolog Yasemin Boran ve Harun Kolçak da bulunuyor. Bu gizemli dünyaya açılan pencereden Doğu'nun bilgeliğe verdiği değeri ve düşünceleri arındırmak, enerjiyi doğru kullanabilmek için buldukları çeşitli yöntemleri öğrenebilirsiniz. Duvar halılarından yastıklara kadar her şey, yaşama sanatını öğretmek için bir mesaj içeriyor. " iLGİLENENLER İÇİN şubeler ve tel no; Caddebostan: 0216 369 84 68 Göztepe: 0216 358 01 61 Kadıköy: 0216 345 03 85 Beyoğlu: 0212 292 31 80 İzmir: 0232 463 30 43
Birde o meşhuur Hint kınaları var. Valla bayılıyorum...
Dövmeyide beğeniyorum esasında ama sırf günah olduğu için birde hevesim geçince n'olacak korkusuyla cesaret edemedim bugüne kadar. Ama Hint kınasının bu türden mahzurları yok. Bildiğim kadarıyla hem caiz hemde geçici olduğu için ömür boyu taşımak zorunda değilsiniz!
Öncelikle bir dövme deseni temin ediyoruz.İnternetten araştırıp bulabilir ve yazıcı yardımıyla çıkartabilirsiniz.Temin ettiğimiz dövme deseninin üzerine aydınger kağıdını koyuyoruz ve desen üzerinden stabilo kalem ile geçiyoruz.Dövmeyi yapacağamız yere balsac'ı sürüp iyice yaydırıoruz ve aydınger kağıdına çıkardığımız deseni buraya yapıştırıp bastırıoruz.Çektiğimizde desenin aynısı kolumuza çıkmış olacak... Sıra kınayı hazırlamaya geldi.Kola kapağı içine tahmini 2 çay kaşığı kadar kına ve 10 damla kadarda oksijen suyu döküyoruz.Daha sonra yeşil renkteki kına koyu siyah renge dönüşene kadar karıştırıoruz.Kına kıvamı yeni başlayanların en çok zorlandığı noktadır.Güzel kıvam güzel dövme demektir bir nevii...Hani türk kahvesi içildikten sonra dibinde kalan bir karışım wardır ya işte hazırlayacağımız kınanın karışımıda aynı o kıvamda olmalıdır. Kınayı hazırladıktan sonra sıra kolumuza çıkan desene kürdan yardımı ile kınayı taşırmadan sürmek geliyor.Bu sürüşün bir tarifi yok arkadaşlar İlk başlarda kınayı yaymakta zorluk çekebilirsiniz ama dövme yaptıkça eliniz daha da hızlanacaktır.
NoT : Deseni aydınger kağıdına çıkarırken oldukça hızlı olmalısınız.Kağıdın üzerindeki mürekkep kurumamalı...Ayrıca daha iyi bir sonuç almak istiyorsanız dövme desenin altına yumuşak birşey koyup o şekilde aydınger kağıdına geçirme işlemini yapabilirsiniz.
Gelelim Hint danslarına! Beyaz Show da çıkmıştı. Didem adında bir oryantal oynamıştı onu buldum. İzlemek isterseniz. Laf aramızda ben bu hint danslarının bazılarına acayip gülüyorum. Özellikle de erkeklerin oyununa:))
"sağ taraftan site müziğinin sesini kısmayı unutmayın."